Hareketli bir günü az önce eve gelerek tamamlamış bulunuyoruz.
Sabahtan basit bi yulaf süt kombosu kahvaltısı sonrası ver elini Feilding dedik ve kömürlü tren istasyonunda beklemeye başladık. İstasyon çocuklu aile doluydu, sanırım tek çocuksuz insanlar bizdik. Tren cidden de çuf çuf sesleri eşliğinde istasyona vardı ve yolcular indikten sonra sevimli bir görevli amca bizi tek tek içeri aldı. Bu aralar Noel yaklaştığı için her yerde çalışanlar Noel Baba şapkası takıyor.
Tren bir süre sonra hareket etti ve kuzular, koyunlar, inek ve atlarla dolu yemyeşil otlakların arasından ilerlemeye başladık. Malesef yarım saat bile geçmeden çocukların ağlama ve mızırdanma koroları yüzünden Muzo'nun tabiriyle "kulağımızın zarı .......tiler" ama mecbur katlandık. Kömürlü tren iyi güzel ama, ben sanırım Western filmlerindeki gibi cidden eski bir tren görmeyi umuyordum. Biraz daha modern ve içi insanla dolu bu versiyon azıcık hayallerimi yıktı. Zaten 13.30'da bitmesi gereken yolculuk yarım saat erken bitti, ve vakit kaybetmeden eve geldik. Yine de çok eğlendik, kuzu yolda tıngır mıngır sallantılara dayanamayıp azıcık kestirdi bile.
Dönüşte eve uğrayıp piyano hocamın düzenlediği erken Noel partisine doğru yola çıktık. Bu güzellikleri parti için dünden hazırlamıştım.
Kek tabanının tarifi buradan. Üstündeki krema ise bildiğin kakaolu krem şanti, onun üstündeki ise hafif ılık ganaj. Hepsini güzel bir kombinasyonla sevimli cupcake'lere dönüştürdüm. Zati acaip hızlı bir şekilde tükendi ve insanlar yerken "this is seriously a great cupcake" filan derlerken duydum :) Afferim bana.
Parti için K. hoca meydandaki sanat merkezinden bir müzik odası kiralamış. Bizi gelir gelmez takımlara ayırıp organize ettikten sonra kendini tanıttı ve hem performanslı, hem de arada minik quizlerin olduğu güzel bir akış içinde ilerledi zaman. Quizler biraz çocuklara yönelik olsa da ağırlıklı olarak çocukların olduğu nüfusta yapılacak başka bir şey yoktu :) Sanırım hocanın en yaşlı öğrencisi benim. Solo ve düetim güzel geçti, soloda ufak bi hata yaptım ama sahneye çıkıp heyecanlanmamak elde değil. Seni izleyenler çocuk sümüğüyle kaplı yorgun ebeveynler de olsa. Kendimle gurur duyabilirim sanırım. Parti sonrası hoca hepimize minik hediyeler hazırlamış, bana ayrıca özel bir hediye hazır etmiş :) Herkese hazırladığı hediye kutusundan bana bir el mendili çıktı, ketenden yapılma ve balık (Koi) desenli. Çok sevdim. Bana aldığı hediye ise Japonya'dan getirdiği minik bir cüzdan. Nasıl mutlu oldum! İçine de çikolatadan para koymuş teallam çok tatlı :)
Velhasıl kelam bugün böyle tatlı geçti. Akşam için sushi malzemesi aldık, somonlu sushi yapıcam. Bu sefer toz sushi özütü yerine sirke versiyonunu deneyelim dedik, öbür türlü pek hoşumuza gitmedi tadı. Malzeme almaya uğradığımız Countdown'da eski volunteer arkadaşım S.'yi gördüm :) Beni pek severdi, zati mama kapları ve kum kaplarını yıkarken bol bol muhabbet ederdik, çok tatlı kadın. Öyle güzel oldu ne bilim, burada da bizi tanıyan insanlar var diye düşününce o şehre daha bir ait hissediyorsun kendini. Zati piyano partisinde de eski komşularımız A. ve T.'yi gördük, buraya geri taşınmışlar ve çocuklarından biri benim hocadan ders alıyormuş. Onlarla da bir ara yemek yiyelim diye konuştuk. Öyle işte, bol sosyalleşmeli bol aktiviteli güzel bir gün geçirdik. Mutluyum.
Akşama yaptığım sushilerin resimleri bir dahaki günceye. Görüşürüz!



No comments:
Post a Comment