Naber gunce.
Kuzu konferansa gitti, sabah yolcu ettim. Icimde boyle bi dert mi desem bi agirlik mi desem bilemedim, biseyler var boyle.
Neyse, sicak ve gunesli bi gun oldu. Gerci evde gecirdim tum gunu. Bu aralar Sex and the City'i tekrar izliyorum. Ilk izledigimde boyle iliskidir sekstir tabii ne bilicem, kucugum daha. O zaman dizideki kizlara "vay be helal olsun, ozgur ve bagimsiz kizlar hedehodo" filan diye hayran oluyodum. Simdi tekrar izledigimde o begendigim kadinlarin aslinda saglam bencil olduklarini fark ettim. Bir kere izledigin veya okudugun bir seyi tekrar elinden gecirince uzun bir aradan sonra, cok farkli gozlerle bakiyosun. Eskiden begendigim Carrie Bradshaw karakterini simdi cok aptal ve bencil bulmam, sanirim bende de biseylerin degistigini gosteriyo.
Yarin pazartesi, laba gitmem lazim.
Bu arada, sevgilikopegim bloguna bi yazi yazdim misafir yazar olarak, yayinlanirsa paylasirim gunce. Bu yazi yazma isini seviyorum galiba. Bu arada evolution of dog cognition dersi de baya eglenceli gidiyor. Iyi ki kitabini bulabilmisim kutuphaneden. Bi suru sey ogrendim.
Neyse gorusuruz, banyoya girip piyano calismam lazim. Erken uyuma trendimi bozmak istemiyorum. Bir ara yuruyuslere de baslasak iyi olacak.
No comments:
Post a Comment