Thursday, September 10, 2015

Sonunda.

N'aber gunce. Evet, bundan sonra benim guncem sensin. Hayatimi sana anlatacagim. Cunku anlatmazsam unutulacak. Ve ben bunu istemiyorum. Bir kosede, bana ait bir kayit kalsin istiyorum belki de.

Gecenlerde, ne kadar az fotograf cektigimi, guzel anlarimi kacirdigimi fark edip uzuldum. Buna bir care bulmaliydi. Iste sen boyle dogdun.

Beni biliyorsun zaten. Istersen yine de bastan alalim, sonra hizlica ileri saralim.

Dogdum, hem de harika bir ailenin cocugu olarak dogdum. Sevildim, buyutuldum, okutuldum. Oraya tasindik, buraya tasindik, hep gocebe olduk. Ben liseye gelene kadar dogru duzgun bir evimiz bile olmadi.

Artik demir attik derken evlendim, ve kendimi Yeni Zelanda'da buldum. Sonra doktoraya basladim, ve burada ikinci yilim. Bir ara ayrintilari anlatirim zaten.

Ee anlatacak ne kaldi? Cok sey. Ama birden gelmiyor hepsi malum. O yuzden azar azar anlatacagim gunce.

Sana en sacma seyleri, en eglenceli seyleri, saglik sorunlarimi, yaptigim yemekleri, sinir oldugum seyleri, herseyi anlatacagim. Bundan 20 yil sonra donup baktigimda gulebilecegim bir seyler olsun diye. 

Neyse oyle iste. Umarim birbirimizi severiz. 


No comments:

Post a Comment