Monday, January 18, 2016

Güncecan! Naber:

Çok boş bıraktım üzgünüm. Valla zaman o kadar çabuk geçiyor ki. Güya tatili filan anlatıcaktım ama baya yalan oldu. O günden bugüne olanlar, bitenler...

Sınavım iki kere ertelendi, son tarih 19 Şubat oldu. Hocam daha yurtışından gelmedi, bilgisayarı da bozuk olduğu için bana geri dönüş yapamıyor. Benim de işime geldi açıkçası erteleme, çok stres olmuştum ve motivasyon gelmiyordu bi türlü.

Doğum günüm geçti günce, 28 oldum artık. Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım, daha dün gibi geliyor birkaç yıl öncesinin olayları. Hele Facebook sürekli hatırlatıyor bu aralar, bak 3 yıl önce bu olmuş bak 5 yıl önce o olmuş filan diye. Hiçbir şey anlamadım yemin ederim. Biri zamanı yavaşlatsın yahu.

Palmy'de havalar yine saçma sapan her zamanki gibi. Sabah yakıcı bir güneş vardı, şimdi de yağmur yağıyor teallam..Sabah erken uyanıp çöplerimizi çıkardık filan derken güne erken başladık. Erken uyanma trendini kaçırmasam bari..


Efenim başka ne diyim. Bu hafta D.'ler taşınıyor onlara yardım ettim azıcık. Bir iki temizlik kutulama işleri.

Saçlarım yine uzadı, önünü tokayla tutturmaya başladım. Bu sefer toptan kısacık kestirsem mi. Bilemedim.

Bu hafta artık feedback'ler üzerine çalışırım heralde. Haftaya Salı günü bi prova sunumu yapıyomuşum. Öff yoruldum yau kafadan yoruldum.

Evde bir sürü sebze var, bu akşam azıcık yemek yapayım. Fasülye iyidir mesela fasülye güzeldir. İki haftadır erken uyanıp pazara gidiyoruz organik organik. Mis. Markette bulunmayan leziz sebzeler meyveler oluyor.

Ya günce bi sürü şey oldu ama valla kafamı toparlayamıyorum şu an. Ama en azından sana geri döndüm, which is nice. Söz bi ara gezimizden başlayarak anlatcam valla bak.

Tarçın'ı özledim demiş miydim?

No comments:

Post a Comment