Güncecan!
Naber? Çok uzun ara verdiğim için üzgünüm. Ama çok pis hızlı geçti zaman, ve çook çok işim vardı.
Neler olduğuna dair bi özet geçeyim geri sararak. D'nin doğumgününe catering yaptım, T'nin oğlunun doğumgününe catering yaptım, bi pasta siparişi daha aldım, M'nin köpeğini ziyarete gittim, labda bisürü çalıştım (hala da çalışıyorum), piyanoda seviye 4'e geçtim, kuzuya alışveriş yaptık ve sanırım hatırladıklarım bu kadar. Şimdi ufaktan anlatmaya başlıyım.
Geçen Pazar D'nin doğumgünüydü, ve kendimi aşarak iki katlı pasta yapmaya çalıştım. Bir sürü cupcake, cakepop ve süslü kurabiye, bi de son dakika kısırı da ekle. Çok çok eğlendim ve çok şey öğrendim! Du bakalım fotoğrafları bulayım..

Efenim cupcake'lerle başlayalım. Temamız yeşil ve siyah, boyle olunca ben de iki renkli kremayı tek sıkma torbasına doldurup gül desenli cupcake'ler yapmaya çalıştım. Ortasına da royal icing ile boyanmış minik yıldız kurabiyeler koytum. Pek de sevimli oldu, ama sıkma işini daha çok çalışmam lazım. Yanda gördüklerin de renklendirilmiş beyaz çikolataya batırılan trüfler, burada cakepop diyolar. Onlar da sağlam lezzetliydi. Bu sefer üstlerine çikolatadan süsler yapmaya çalıştım, bir dahaki sefere direkt yuvarlak ya da dikey desenler yapmayı planlıyorum, en çok onlar hoşuma gitti ve düzgün göründü çünkü.

Bunlar royal icing kurabiyeler! Bu sefer bir önceki denememden daha güzel oldu, royal icing yoğunluğu çok önemliymiş. Siyah, yeşil ve turuncu renklerde royal icing hazırladım ve desenleri kafama göre yaptım. Her kurabiye diğerinden farklı oldu, çok da güzel iyi oldu. Böyle paketleyince de çok şık gözüktü! Birçok konuk giderken bunlardan almayı unuttu gerçi, keşke kapıya yakın bir yere koysaydık.

Tadaaa, pasta! Bu ikinci kat işi tahminimden zormuş. Bundan sonra ikinci kat yapacaksam daha geniş ve basık yapmalıyım, yoksa dengesiz oluyor. Zati arabada getirirken ödüm koptu devrilecek diye. Yamuk durması çok sinir bozucu oldu ama sanırım ona da bir çözüm buldum. Birinci katın içine ikinci katı desteklesin diye çubuklar konuluyor. Bu çubukları daha kısa ve yaklaşık aynı boyutta kesmem lazım, yoksa yamukluğa neden oluyor. Bir de, kremanın daha pürüzsüz ve düzgün olması için inşaatta ustaların çimento sürerken kullandıkları o düz mini kürek gibi şeyden almaya karar verdim. Bir de pasta tablası alabilirsem süper olur, böylece kremayı sürerken pastayı fır fır döndürebilirim. Şimdilik kendim uydurduğum bir düzeneğim var ama dengesiz olduğu için pastanın her an devrilmesi mümkün. Kabus gibi..

Bu da pastanın içi! Gördüğün gibi muz ve krema çılgınlığı yaşanıyor. Pasta tabanının üstünde kakaolu çırpılmış krema, üstünde ince bir ganaj katmanı, üstünde bir sürü muz ve yine krema, sonra da kek olarak devam eden 5 kat mevcut. Tadı cidden çok sevildi, çok mutluyum ne yalan diyim. Ben de baktım tadına ve hiç fena değildi cidden. Bunun dış görünüşünü daha güzel yapabilirsem tamamdır bu iş.
T'nin oğlu için ise kocaman bir pasta (tek katlı), bir sürü royal icing süslü kurabiye ve cakepop hazırlamıştım. O partide bulunmadığım için fotoğraflar bende yok, ama isteyeceğim. J'nin erkek arkadaşı için yaptığım pasta ise çok çok güzeldi, tam bir yetişkin pastası. Bol çikolatalı, çok tatlı olmayan 8-10 kişilik bir pasta oldu. Bu sefer çikolatalardan süsler yaparak bol bol kullandım pastada. Bir daha böyle bir pastayı yapmayı çok isterim. Zaten Davis Trading dükkanından kocaman karton kutular aldım stok halinde (100 tane). İnanılmaz pratiklik sağladı, yoksa plastik pasta taşıyıcılarımı insanlara verdikten sonra geri alamayacağım diye strese giriyorum filan :) Derdimi yani, di mi. Neyse profesyönel oldu karton işi. Bir de kendime bi logo tasarlayıp sticker'lara çıktı alabilirsem tamamdır bu iş. Sweet experiment is on business!
Bu aralar iyice soğuklar bastırdı. Neyse ki zamanlı ısıtıcımız eve girdiğimiz anda sıcacık karşılıyor bizi. Yine de sabah yataktan çıkıp giyinmek tam bir çile olabiliyor bazen. Ne zamandır haftasonu yatak keyfi yapmıyoruz. Ben laba geliyorum, ya da yetişecek bir şey oluyor. Bu haftasonu da yine laba gelmem gerekiyor saat sabah 10 gibi. Neyse, sonsuza kadar sürmeyecek, bitecek.
İki gün önce kuzuya K-mart'tan kıyafet alışverişi yaptık. Her istediğini bulabileceğin ucuz bir mağaza, şansımıza indirim gününe denk geldiğimiz için neredeyse her aldığımız 10 dolar daha ucuzdu. Öğrenci adam olunca o 10 dolarlar kıymetli oluyor bayağı. Her ne kadar Bangladeş'te ve muhtemelen bir sweatshop'ta üretilmiş olsa da şu an çevreci ve duyarlı davranacak lüksümüz maddi olarak bulunmadığı için alacağımızı aldık ve çıktık. Kuzunun canavar ayak ısıtıcıları on numara oldu, my little Godzilla.
Temmuz'da üniversite sempozyumunda pechakucha kullanarak bir sunum yapmam gerekecek, hiç heyecanlı değilim bu konuda. Neyse, mecbur. Bitsin de gidelim.
Başka ne anlatayım..bilemedim. Neyse zamanla aklıma gelir. Şimdilik kaçtım günce.
No comments:
Post a Comment