Friday, September 30, 2016

Cuma Akşamı Mucizesi

Nedir bu Cuma akşamlarını böyle mutlu yapan? Heheh, soruyor muyum bi de?

Yaşasın günce bu hafta da bitti. Yorulduk ettik, bir sürü çalıştay toplantı derken zaman geçti. Zaten zaman o kadar hızlı ki, takvimi takip edemez oldum. Ayın bittiğini haplarım bitince fark ediyorum. Sonra da acele eczaneye git.

En son Murphy'i çıkardığımdan beri koşmayı özlediğimi fark ettim. Ayıcığa yetişmek için koşarken sağlam hamlamışım ama, o hafta azıcık ağrılı geçti ama çaktırma. Geri döndüm koşmaya. Telefona Fitbit uygulamasını yükleyip yediklerimi de takip etmeye başladım. Aslında kuzu başladı ilk önce, sonra da ben. Günlük metabolizmam 1460 kalori yakıyor, şaka gibi di mi. Mincik ya. Zati kilo verme zonunda olmam için günlük 1000 kalori almam lazım, e ne yicem hacı. Neyse bir şekilde uyduruyorum ama akşam yemekten sonra midem "gııırrkk" sesi çıkarıyor arada.

Ben eskiden kalori filan saymazdım. Üniversite sonda Karatay'a başlayıp sağlam kilo verdikten sonra sabitlendim tamam diyordum, ama o öyle değilmiş. Şu son iki üç yılda 15 kilo almışım, nasıl almışım hala anlamıyorum. Aslında bu süre içinde sıkı sıkıya Karatay uygulamadım, çoğu zaman çok fena beslendim. O yüzden hata benim, suç benim. Düzgün beslenmeye başlayalı 2 aydan fazla oldu, 4 kilo verdim şimdiye kadar. Ama kalori saymaya bu hafta başladım. Normalde proteine yağa acımadan abanırdım ama, hesap ortada. Öyle löp löp et yiyerek 1000 kalori sınırında kalmam mümkün değil. Neyse, dikkat ediyorum işte. Fitbit'in egzersiz takip olayı da işime yaradı bugün baya, GPS'ten konumumu takip edip hızıma göre kalori hesapladı. 40 dakika koşup 202 kaloricik harcıyor olmak gıcık bir şey, insan ne bilim şöyle 300-400 kalori yakmışımdır herhalde diyor ama kuş kadar 202 kaloricik işte. Belki ileride hızı artırırsam daha iyi olur. Neyse durmak yok devam edicez. Yarın belki yine Murphy'i çıkarırım bi koşuya.

Yarın S. ile yemeğe gidelim dedik. Geçen sene şehirde gezerken KILT mağazasının indirimine denk gelmiştik. Oradan birer elbise alıp bir ara akşam yemeğinde giyeriz filan dedik, sonra arada kayandı. O Amerika'ya gitti, benim yeterlik sınavım vardı filan derken unuttuk. Yarın gideceğimiz restoran Fat Farmer diye bir yer. Bakalım nasıl yemekler. Menüsü güzel görünüyordu. Süslenicez elbiseleri giyicez filan.

Onun dışında, çok bir aksiyon yok. Pazar günü laba gitmeyi planlıyoruz zaten. Hayat monoton, ama fena değil. Yine yazarım günce, görüşürüz. 

No comments:

Post a Comment