Tuesday, November 17, 2015

Labdayım günce. Bugün 8.30 itibariyle mikroskop başındaydım. Öeh geldi. Acıktım ve eve gitmek istiyorum. Ama sonunda uzun süre beceremediğim metodu kavradım sanırım. Which is nice.

Senden naber? Bu aralar çok yoğun. Sürekli dışarıda yiyoruz, dün banyo yapmaya bile halimiz yoktu. İyice sümük kıvamına geldik anlayacağın.

Ama yine de hayat güzel. Pazar günü laba gelecek olsam da. En azından cumartesim boş. Which is also nice.

Bu aralar yaptığım şeylerin resimlerini görmek ister misin? Du bakim neler yaptım..

Heh şimdi bu gördüğün şey krem peynirli brownie oluyor. Üstünde de bol bol çikolata parçaları. Aslında öylesine yapmıştım, sonra o günün E.'nin doğumgünü olduğunu öğrenince brownie'mizi sırtlayıp ziyarete gittik.



Gördüğün üzere baya tatlış oldu. Tadını da beğendim ne yalan diyim. Zati Callebaut çikolatasından yapmıştım, normalde krem peynir kısmına da yumurta koymam gerekirdi ama yumurtam bitince nişasta ve kremayla doğaçlama yaptım. Neyse ki sağlam oldu, akma veya yanma görmedim. Ne bilim güzel oldu ya sanki :) Yine aldım krem peynir, aynısının yumurtalı versiyonunu yapmayı planlıyorum. Bakalım nasıl olacak.

Efenime söyliyim geçen haftasonu mis eppek kokusuyla başladık güne. Bi çekirdekli bi de haşhaş tohumlu yaptım, ev sahibine bi tane verdik. Bu eve taşınalı bir yıl olmuş. Evimizi seviyorum mini mini evimizi.


Artık domuz yiyen bir allahsız kitapsız olduğum için sofrada bacon görüyosun günce. Heh ne diyoduk, eppek... Dışı baya çıtır ve içi yumuş oldu. Bir sonraki hamura azıcık sirke eklersem daha çıtır kabuk elde edebilirmişim. Aslında şu tamamen dökme tencerelerden bi tane istiyorum, içinde ekmek yapınca çok lezzetli oluyormuş. Dışı bayağı çıtır ve kalın kabuklu, içi pamuk gibi. Tanrım daha lezzetli şeyler yapabilmem için bana para ver. Bana para veeeerrr!


Bu da haşhaş tohumlu eppek, ev sahiplerimize yar oldu. Bu da çok güzeldi, çatlama yerini görüyo musun? Oyhşş...Benim tezgah üstü bi miksere ihtiyacım var. Böylece daha az yorulur daha çok eppek yaparım. Kek yaparım, muffin yaparım, kurabiye yaparım. Obez olmasak bari...

Bu hafta sürekli dışarıda geçiştirdik yemeği. Çok düzensiz yaşadık ama yapacak bir şey yok. Bu aralar böyle. PhD için boşuna Piled Higher and Deeper demiyolar. Bazen çok sıkılıyorum, bazen çok heyecanlanıyorum, bazen sadece eve gitmek ve battaniyenin içine girmek istiyorum. Neyse ki eski tembelliğim pek kalmadı. Yine arada oyalanıyorum ama o kadar kötü değil. Sanırım işlerin ciddiyetini kabullenince iyice yusuf yusuf oldum. Neyse fena değil, böyle devam etmek lazım.

Haa tabii hiç yemek yapmıyor değilim. Genelde haftasonları biraz daha güzel biraz daha özenilmiş şeyler yapmak istiyorum. Belki de hafta içini kurtarmak için. Bu haftasonu da parmesanlı fesleğenli çıtır tavuk parmak yanına yine parmesanlı asparagus yaptım. Çok lezzetli oldu cidden, mmmm...


Bu saatte blog yazıyosun ne ayak deme, hala biraz deneyim var. Bekleme arasını kullanarak bir şeyler karalamak istedim sadece. Öyle işte. Yarın daha da erken başlayıp çok yoğun bir gün geçireceğiz galiba. Artık cumaya pilim biter muhtemelen. Banyo yapabileydim iyiydi, koktum resmen. Kafama bere taktım ki kafamdan çıkan yeşil dumanlar etrafa yayılmasın. Ehue o kadar da değil tabi de işte :)

Neyse günce. Durumlar bunlar. Yine gelirim.

No comments:

Post a Comment